bırakalım duraklarda gelmeyen bilinmezleri beklemeyi. gülüşünün açtırdığı çiçekler kalsın vazomuzda. kentler, kalabalıklar, tahtadan gökyüzleri, granitten kalpler, neon lambalı karanlıklar, sessiz gürültüler.. hepsi kalsın. şehir kalsın, yaşamaya devam etsin kendince, dirensin insan çirkinliklerine. sinemalar kalsın, hiçbir zaman görmeye cesaret edemedikleri sonlarını gösterir belki insanlara..
her şey kalsın, gazeteler, fotoğraf albümleri, okunacak dergiler, düzenlenecek kitaplıklar, her sabah gecenin hüznünden arınmak için havalandırılacak odalar, dinleyince ağlatan şarkılar. en sevdiğimiz oyun kalsın yer(li yer)inde.
biz mi?
biz gidelim buralardan.. o hüznün kırağılaşmadığı yerlere gidelim.. güneşlere, yıldızlara şarkıların söylendiği yerlere gidelim.. hem belki o zaman gülümsersin sıcacık, çiçekler toplarız, taç yaparız ve belki de ilk defa hüzünlerden olmaz tacımız.. vapurlar olur gittiğimiz yerlerde, hep bir sonraya giden.. gül rengi şarapların içildiği yere gidelim.. kimbilir, belki üstümüzden bir kuş geçer bizim de..
yeter ki gidelim buralardan.. dayanamıyorum..
Kaynak: Eksi Sozluk
su an icimdeki duygulara tercuman olan canim arkadasim "sevgili oykuler" e sevgilerimle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder