Cumartesi, Nisan 05, 2008
SIFIR
sıfır bir değer değildir. bir sayı bile değildir. anca başka bir sayının yanına gelince değer yaratır. tıpkı sevda gibi.. sevdanın da tek başına bi değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır. sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür. biri dese ki sevdamı al, kendine ekle. bir ömürle çarp, sonra sonsuza eşitle, yine değeri sıfır mı olur senin için?
Kaynak: Eksi Sozluk
Gidelim Buralardan
alttaki yazidan sonra bu da guzel gider buraya sanirim... (Bu sarkiyi yollayan sevgili kuzenim Gulnaz'a tesekkur ederim)
Gönderen
Volkan
zaman:
00:48
0
yorum
Etiketler: gidelim buralardan, Nazan Öncel
gidelim buralardan
bırakalım duraklarda gelmeyen bilinmezleri beklemeyi. gülüşünün açtırdığı çiçekler kalsın vazomuzda. kentler, kalabalıklar, tahtadan gökyüzleri, granitten kalpler, neon lambalı karanlıklar, sessiz gürültüler.. hepsi kalsın. şehir kalsın, yaşamaya devam etsin kendince, dirensin insan çirkinliklerine. sinemalar kalsın, hiçbir zaman görmeye cesaret edemedikleri sonlarını gösterir belki insanlara..
her şey kalsın, gazeteler, fotoğraf albümleri, okunacak dergiler, düzenlenecek kitaplıklar, her sabah gecenin hüznünden arınmak için havalandırılacak odalar, dinleyince ağlatan şarkılar. en sevdiğimiz oyun kalsın yer(li yer)inde.
biz mi?
biz gidelim buralardan.. o hüznün kırağılaşmadığı yerlere gidelim.. güneşlere, yıldızlara şarkıların söylendiği yerlere gidelim.. hem belki o zaman gülümsersin sıcacık, çiçekler toplarız, taç yaparız ve belki de ilk defa hüzünlerden olmaz tacımız.. vapurlar olur gittiğimiz yerlerde, hep bir sonraya giden.. gül rengi şarapların içildiği yere gidelim.. kimbilir, belki üstümüzden bir kuş geçer bizim de..
yeter ki gidelim buralardan.. dayanamıyorum..
Kaynak: Eksi Sozluk
su an icimdeki duygulara tercuman olan canim arkadasim "sevgili oykuler" e sevgilerimle...
Gönderen
Volkan
zaman:
00:44
0
yorum
Etiketler: gidelim buralardan
Cuma, Nisan 04, 2008
Masa da masaymış ha
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
EDİP CANSEVER
Gönderen
Volkan
zaman:
02:47
0
yorum
Etiketler: Edip Cansever, Siir